January16
yarım saattir nereden başlayacağımı bilemeden, yeni metin belgesi 5 başlıklı bu boş sayfaya bakıyorum. belki ben büyütüyorumdur, belki sadece benim için çok önemlidir deyip vazgeçiyorum yazmaktan. ama günlerdir içimde öyle bir heycan var ki kendimi durduramıyorum. dilimi tutmayı denedim fakat şimdi okuyacağınız gibi tamamen benimle ilgili bir meseleyi günlüğüme yazmamak olmazdı.
lisenin bittiği sene malûmunuz össye girdim. kazandım. kazandım diyemiyorum çünkü istemediğim bir bölümü okumak zorunda kaldım. ” aman ne büyük hikaye hepimiz öyleyiz ” diyebilirsiniz, bu yüzden ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
okumak resmen benim için bir ızdırap haline gelmişti. bütün hayallerimi ” yeniden girerim, yeniden istediğim bölümü kazanırım ” üzerine kararlar alarak kurmuştum. fakat bu kararlar çalışma hayatına girince hep bir hayal olarak kaldı. ben hep mimar olmak istemiştim.
hayat o kadar çabuk değişiyor ki artık, şimdiki şartlarımla bu isteğimin tamamen bir hayâl olduğu ve aslında okusam da belkide istediğim işte çalışamayacağım sonucuna vardım. okul bittiğinden beri çalışyorum. yine malûmunuz bir sebeple ağustostan beri izinliyim ve önümde izinli olarak geçireceğim 9 ay kadar daha bir süre var. sürekli çalışmaya alışınca insan, evde durmak ( büyük bir meşguliyet olsa bile) sıkıcı geliyor.
işte tüm halim ahvâlim geçmişiyle birlikte tamamen bu iken kendime yeni uğraşlar edinmeye karar verdim. bir yandan resim yaparken, bir yandan daha iyi yazmak için bişeylere baktım. ama bunlar bana hiç heycan vermedi. yeni bir şeyler yapmalıydım.
derken zaten 9 ay önceden beri ilgilendiğim ama zaman bulamadığım bir uğraşı yapmaya karar verdim. mesela bir resim yaptığımda, onu duvara asmak yerine, dosyalarda tuttuğum için yapmamın hiçbir anlamı kalmıyordu ya da zaten çok çok daha muhteşem yapan insanlar olduğunu bilmekle birlikte, evde kalabalık etmesi falan uzaklaştırıyordu beni. öyle bir şey olmalıydı ki tüm isteklerimi karşılasındı. ve öyle bir şey oldu ki hepsini karşıladı. resim, çizim, kesim, kağıt.. hepsi bir arada bana yeniden heycan veren bir şey buldum.
evde kalabalık etmemesi için önce satmaya ve hediye etmeye karar verdim. işin ticari bir tarafı da olduğu için açıkçası blogda yazmak istemedim. yıllardır tanıdığım insanlara, arkadaşlarıma karşı biraz çekinsem de içimdeki anlatma hevesini, belki de kendi adıma mutluluğumu paylaşma isteği ile kendimi durduramadım. bir aydır zor tutuyorum dilimde.
bu resimleri bir yerlerde farklı bir isimle görmüş olabilirsiniz. evet o benim ve bunları ben yapıyorum. sergi açıcaz. ihi
