.

.

eski para kâbusu

February8

hiç para üstünü saymayan biri olarak ben, bugünlerde elime eski para geçmesinden korkuyor, elimdeki eski paraları bizim bakkala ve sonra her defasında çürük meyve veren pazarcılara çaktırmadan vermeye çalışıyorum. eğer anlarlarsa hiç bir şeyden haberim yokmuş gibi kibar bir gülümseme ile yeni parayla değiştiriyorum.

bakkal dün ekmek alırken verdiğim eski parayı bugün bana geri verdi. bir gün gelirde bakkal amca ” ben bu parayı almam ” derse, büyük ihtimalle paralar annemin eski para koleksiyonuna aktarılacak. gün gelecek ve ben “ben bu parayı almam ” deme cesaretini gösterirsem de, hayır gösteremem.

oysa sadece paranın üstündeki resimleri severim.

not :
koyulaştırılmış kelimeler:içimdeki kötülüğü yansıtır.

mutfak robotu bizi yiyebilir

January23

mutfaktaki elektrikli aletler teker teker garip sesler çıkarmaya başlayınca ve de biraz ben korkunca aklıma mutfak robotundan korkan bir komşu oğlu geldi. mutfaktan kaçışını hatırladım, güldüm. duydum şimdi öğretmen olmuş.

ona güldüm dediysem çok akıllı herşeyi bilir olduğumdan değil, mesela ben de odadan çıkınca eşyaların birbirleriyle konuştuğunu düşünürdüm. şimdi en büyük korkum kettle ın patlaması. rüyasını bile gördüm.

ne işler peşindeyim ?

January16

yarım saattir nereden başlayacağımı bilemeden, yeni metin belgesi 5 başlıklı bu boş sayfaya bakıyorum. belki ben büyütüyorumdur, belki sadece benim için çok önemlidir deyip vazgeçiyorum yazmaktan. ama günlerdir içimde öyle bir heycan var ki kendimi durduramıyorum. dilimi tutmayı denedim fakat şimdi okuyacağınız gibi tamamen benimle ilgili bir meseleyi günlüğüme yazmamak olmazdı.

lisenin bittiği sene malûmunuz össye girdim. kazandım. kazandım diyemiyorum çünkü istemediğim bir bölümü okumak zorunda kaldım. ” aman ne büyük hikaye hepimiz öyleyiz ” diyebilirsiniz, bu yüzden ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

okumak resmen benim için bir ızdırap haline gelmişti. bütün hayallerimi ” yeniden girerim, yeniden istediğim bölümü kazanırım ” üzerine kararlar alarak kurmuştum. fakat bu kararlar çalışma hayatına girince hep bir hayal olarak kaldı. ben hep mimar olmak istemiştim.

hayat o kadar çabuk değişiyor ki artık, şimdiki şartlarımla bu isteğimin tamamen bir hayâl olduğu ve aslında okusam da belkide istediğim işte çalışamayacağım sonucuna vardım. okul bittiğinden beri çalışyorum. yine malûmunuz bir sebeple ağustostan beri izinliyim ve önümde izinli olarak geçireceğim 9 ay kadar daha bir süre var. sürekli çalışmaya alışınca insan, evde durmak ( büyük bir meşguliyet olsa bile) sıkıcı geliyor.

işte tüm halim ahvâlim geçmişiyle birlikte tamamen bu iken kendime yeni uğraşlar edinmeye karar verdim. bir yandan resim yaparken, bir yandan daha iyi yazmak için bişeylere baktım. ama bunlar bana hiç heycan vermedi. yeni bir şeyler yapmalıydım.

derken zaten 9 ay önceden beri ilgilendiğim ama zaman bulamadığım bir uğraşı yapmaya karar verdim. mesela bir resim yaptığımda, onu duvara asmak yerine, dosyalarda tuttuğum için yapmamın hiçbir anlamı kalmıyordu ya da zaten çok çok daha muhteşem yapan insanlar olduğunu bilmekle birlikte, evde kalabalık etmesi falan uzaklaştırıyordu beni. öyle bir şey olmalıydı ki tüm isteklerimi karşılasındı. ve öyle bir şey oldu ki hepsini karşıladı. resim, çizim, kesim, kağıt.. hepsi bir arada bana yeniden heycan veren bir şey buldum.

evde kalabalık etmemesi için önce satmaya ve hediye etmeye karar verdim. işin ticari bir tarafı da olduğu için açıkçası blogda yazmak istemedim. yıllardır tanıdığım insanlara, arkadaşlarıma karşı biraz çekinsem de içimdeki anlatma hevesini, belki de kendi adıma mutluluğumu paylaşma isteği ile kendimi durduramadım. bir aydır zor tutuyorum dilimde.

bu resimleri bir yerlerde farklı bir isimle görmüş olabilirsiniz. evet o benim ve bunları ben yapıyorum. sergi açıcaz. ihi :)

hayâl listem

January2

olur ya gelecekte birgün okursam diye yazıyorum ;

1- paris’e hayatım boyunca gitmek istemedim. hala gitmek istediğim ilk şehir değil. ama okuduğum bişeyler yüzünden oraya gitmek istiyorum.
2- şimdi burada belirtemeyeceğim belki ilerde açıklayabileceğim bi iş var. işte o işi ömür boyu yapmak istiyorum. sevdiğim bi işle para kazanmak. gel keyfim gel.
3- wacom tablet. (birgün verdiğim paranın boşa gitmeyeceğine inanınca alırız bu kolay)
4- hmm bu aklıma gelmedi.
5- evimin odalarının temel odaların dışında başka isimlerle anılan odalarının olması : benim odam, oyun odam, renkli odam, puzzle odam, lego odam, oyuncak odam. hepsi benim.daha da sayarım. ev arkadaşımın pek hoşuna gitmeyecek bu :)
6- ingiltere, londra veya buna benzer bir şehirde bir süre yaşamak. sonra İstanbul’da denize nazır yok daha yakın olsun bir yalıda yaşamak. ( dünya bu dostum oyalanma yeri naaptın dediğimi duyar gibisiniz. ama istemek bizden vermek Allah’tan dostum naber )
7- bişey (çok gizli kaşesi basılı buraya)

olur ya gelecekte inşallah bunları gerçekleştirmiş olarak okurum. hadi en azından 2 ve 7 olsun bari.
Allah’tan hayırlısı.
edit : bu sonradan aklıma geldi ; şimdiki işimden istifa etmek.

yan yan yanmam lazım

January2

neden tramvayda gördüğüm öğrencilerden hoşlanmıyorum ? adam mı oldum.
dikkat edildiyse son cümleye soru işareti koymadım. cevabını biliyorum, cevap vereni yakarım.

gece gece çene düşmesi

December28

herkesin uyuduğu tam şu anda biri benimle röportaj yapsın istiyorum. hep bilindik sorular sorsun. ama benim cevaplarım muhteşem olsun. mesela en sevdiğiz şarkı? desin. en sevdiğiniz şiir ? gülüşmelerle bitsin bu röportaj. kar istediği zaman yağsın.

en sevdiğim şiir: göğe bakma durağı. en son kararım %100 bu. en sevdiğim şarkıda haylâ karar sızım. yarar sızım. zarar sızım.
sızım kalbimde değil. dizimde. incittim zavallıyı.

gossip girl

December25

seyrediyor olmaktan utandığım dizi. “sevdiğimden değil kıyafetlerine bakıyorum” , “bazen boş şeyler izlemem de lazım ” filan gibi tessellilerim var.

Yeni temam süper …

December8

” yürü ya kulum “

November18

dün ilk defa dışarı çıkışımızdan sonra ikinci defa zaruri bir iş için dışarı çıktık. vahşi dünyanın sıkıntılarını güç bela atlatıp eve geldiğime şükrediyordum ki kapıyı açamadım. 10 dk elimi acıtana kadar uğraştım. anahtarın üstüne bir sürü dua okuyup tekrar denedim. olmadı. tam inanarak okumadın dedim kendime bi daha okudum. yine olmadı. o zaman bütün günahlarım için tövbe edeyim derken asansörden bize kargo getiren bir adam geldi. kapıyı tek seferde açtı.

o an anladım. yardım isteyince nereden geleceği belli olmaz.
sırlar dünyası gibi değilmi:P

geniş aile

November18

geniş aile dizisini gözlerimi ve kulaklarımı dört açıp seyrettiğim yetmezmiş gibi bir de buradan yorumları ve replikleri tekrar tekrar okuyorum. sonra gülüyor gülüyor gülüyorum.

ayrıca anlatacağım şekilde bir icat var mı bilmiyorum ama benim gibi bir taraftaki eli kolu dolu olanlar için her sitede sanal klavye olması lazım. lütfen yoksa da icat edilsin. öyle zaman olduki googleda arayacağım kelimenin harflerini oradan buradan topladım, yapıştırdım. zor durumdayım.

« Older Entries