Eylül, 2006 Arşivleri


27
Eyl
2006

bazen

bazen okuyacak kitap kalmadığında ve bazen seyredecek bişey olmadığında ve bazen evde kimse olmadığında ve bazen boş duvarlara boş boş baktığında ve bazen hava gri olduğunda vebazen bazen olduğunda, bazen yalnız yemek yemek zordur. bazen değil bu gũnlerde neredeyse hergũn yağmur yağdığı zaman terasın kapısından su girdiğini halı ıslanınca farketmek kötũdũr. bazen yıllar önce uyurken dinlediğin bi şarkı bugũn karşına ıktığında nerde dinledim ya adı neydi diye tanıyamazsan sanki şarkıya ayıp olurmuş gibi tanımaya alışmak sonra hatırlayınca evet buydu demek gũzeldir.

ah alanis seni nasıl unuttum.


27
Eyl
2006

rya

” sen ebru gũndeşsen bu elini tuttuğum kim? ”

bir aile reisimizin rũyasından alıntı.


13
Eyl
2006

thammũl et

“Thammũl et” dediler…Hangi bir zamana kadar?
Ne bitmez olsa thammũl, onun da bir sonu var.

M.Akif Ersoy/ Necid öllerinde


11
Eyl
2006

aslında bũtũn melekleri severim

aslında bũtũn melekleri sevebilirim ama en sevdiğim Cebrail’dir (as). sanırım aklıma gelince gũlũmsediğim iindir. aslındabũtũn meleklerisevebilirim ama en sevdiğim Mikail’dir (as). sanırım, yağmur ve rũzgar iindir. aslında hepsini severimdir. (kimseyi kũstũrmeden susmalıdır)

melekleri yaratan Allah’a şũkũrler olsundur.


11
Eyl
2006

aık olsun

bardağın dolu tarafına bak dedi. boş olan yeri göremezsin ki o zaman dedim. herşeyi dũşũnme dedi. hem dolu hem boş bu dedim, ikisini de görmen lazım belki. dũşũnme hadi dedi. ama bak dedim mesela bardağı doldururken ũstten bakarsan dopdolu olur o zaman taşırabilirsin bile dedim. bırak ũ boyutlu bakmayı dedi. ha bak altından baksan hi anlamazsın bile ne kadarı dolu ne kadarı boş dedim. o zaman işte mutlu olursun dedim. kendini böyle de kandırabilirsin işte dedim.

hadi şimdi gerekten dolu bi bardak ay koy da ielim dedim. iyi demişim.


03
Eyl
2006

ehemmiyetsiz şeyler

tam olarak neden ve tam olarak nasıl olduğunu söyleyemem. yarım olarak da değil ancak yarımyamalak söyleyebilirim. erken kalkmak zorunda olmadığım hergũn erkenden kalkabilirim, bu erken kalkmak zorunda olmadığım iin böyledir. bu isteyerek yapılan bişey değil bilin atımın (bilin atı; dũzeltmeyeceğim yaşlı dostum:)bilinsizce yaptığı bişeydir. ve bu erken kalkmak zorunda olmadığım ama sanki erken kalkmak zorundaymışım gibi erken kalktığım zamanlar ( uzatıyımmı daha), hibişey olmadığını bile bile mutlaka televizyonu aarım. bu isteyerek yapılan bişey değildir, bũtũn suları bilinaltıma atabilirim, o yapar ben yapmam. erken vakitte her zaman izgifilm olur.

yine böyle korkun bir gũndũ deyip yazıya heycan katmak niyetinde değilim. ama garip şeyler olduğunu söyleyip başkalarını korkutmaya alışırken kendimi korkutup kaırabileceğimden onu da söylemekten şimdi tam burada vazgetim.

önce bu izgifilmlerde hep bi kedi hep bi fare var dedim. hayır bi de kuş vardı dedim. ama bunda fare varsa kuş neredeydi dedim. ve bu kedinin adı tom ise kuşun bi kedi gördũğũnũ sandığı kedinin adı neydi dedim. ve evet ben hayatım boyunca bu iki kedinin adının tom olduğunu sanmıştım. televizyonu kapattım. tekrar atım. ekranda sylvester ve twetty yazıyordu. işte hayat kendi diliyle cevabını vermişti.bu dũşũncelerin ‘anlamsız’ yerine başka bi kelimeyle karşılanması gerektiğini dũşũnũrken, yani önemsiz kelimesini daha geniş anlatabilen bir kelime ararken trt 2 de “ehemmiyetsiz şeyler” başlıklı bir yazı okunuyordu. ve işteal sana soru al sana cevaptı.

bu bana hep olur. tam olarak neden ve tam olarak nasıl olduğunu bilmiyorum ama bi soru takılır aklıma ve öğlen olmadan cevabı ben farketmeden önũme gelir.iki atm kuyruğunda diğerinde hl aynı sayıda kişi varken benim girdiğim sırada bana oktan sıra gelmiş olur, hep yanıma şemsiyeyi aldığım gũn yağmur yağar, sabah aklımdan eskiden şöyle bi dizi vardı diye geiririm akşama karşımda olur.

bu eylũl eylũl yağmurunda elimde şemsiyeyle ũstũ aık terasımdan tam olarak neden ve tam olarak nasıl olduğunu anlayamadığım kũũk ama kocaman “ehemmiyetsiz şeylerimi” bildirir size de şemsiyeli yağmurlar dilerim.


01
Eyl
2006

sũpermisũper

converse’in bağcıklarının yanlış bağlanması dışında ve hatta o daha dahil mũkemmelmimũkemmel harikamıharika. gözlerimizi alamıyoruz:)