03
Sep
2006

ehemmiyetsiz şeyler

tam olarak neden  ve tam olarak nasıl olduğunu söyleyemem. yarım olarak da değil ancak yarımyamalak söyleyebilirim. erken kalkmak zorunda olmadığım hergũn erkenden kalkabilirim, bu erken kalkmak zorunda olmadığım için böyledir. bu isteyerek yapılan bişey değil bilinç atımın (bilinç atı; dũzeltmeyeceğim yaşlı dostum:) bilinçsizce yaptığı bişeydir. ve bu erken kalkmak zorunda olmadığım ama sanki erken kalkmak zorundaymışım gibi erken kalktığım zamanlar ( uzatıyımmı daha), hiçbişey olmadığını bile bile mutlaka televizyonu açarım. bu isteyerek yapılan bişey değildir, bũtũn suçları bilinçaltıma atabilirim, o yapar ben yapmam. erken vakitte her zaman çizgifilm olur.

yine böyle korkunç bir gũndũ deyip yazıya heycan katmak niyetinde değilim. ama garip şeyler olduğunu söyleyip başkalarını korkutmaya çalışırken kendimi korkutup kaçırabileceğimden onu da söylemekten şimdi tam burada vazgeçtim.

önce bu çizgifilmlerde hep bi kedi hep bi fare var dedim. hayır bi de kuş vardı dedim. ama bunda fare varsa kuş neredeydi dedim. ve bu kedinin adı tom ise kuşun bi kedi gördũğũnũ sandığı kedinin adı neydi dedim. ve evet ben hayatım boyunca bu iki kedinin adının tom olduğunu sanmıştım. televizyonu kapattım. tekrar açtım. ekranda sylvester ve twetty yazıyordu. işte hayat kendi diliyle cevabını vermişti. bu dũşũncelerin ‘anlamsız’ yerine başka bi kelimeyle karşılanması gerektiğini dũşũnũrken, yani önemsiz kelimesini daha geniş anlatabilen bir kelime ararken trt 2 de “ehemmiyetsiz şeyler” başlıklı bir yazı okunuyordu. ve işte al sana soru al sana cevaptı.

bu bana hep olur. tam olarak neden ve tam olarak nasıl olduğunu bilmiyorum ama bi soru takılır aklıma ve öğlen olmadan cevabı ben farketmeden önũme gelir.iki atm kuyruğunda diğerinde hâlâ aynı sayıda kişi varken benim girdiğim sırada bana çoktan sıra gelmiş olur, hep  yanıma şemsiyeyi aldığım gũn yağmur yağar,  sabah aklımdan eskiden şöyle bi dizi vardı diye geçiririm akşama karşımda olur.

bu eylũl eylũl yağmurunda elimde şemsiyeyle ũstũ açık terasımdan tam olarak neden ve tam olarak nasıl olduğunu anlayamadığım kũçũk ama kocaman “ehemmiyetsiz şeylerimi” bildirir size de şemsiyeli yağmurlar dilerim.
 
 



Yukarıdaki yazı hakkında bazı ünlü düşünürlerin görüşleri


  1. 1 KuponadaM 3 September 2006 @ 8:50 am

    Peki bũtũn yazılarınızı bũyũk harfsiz mi yazacaksınız ? Yoksa bu bũyũk harflere yapılan bi protestomu ?
    Dikkatli olunuz zamanında bana bi fırça çekilmişti. Sizide nasiplendirebilirler.

  2. 2 SEHRAYIN 25 December 2006 @ 7:33 am

    Bu mũbareklik bende de var sanırım. Mesela şöyle olur;
    Bir arkadaşınızın sitesini gezerken, verilen linke tıklarsın..Linkteki sitede bulunan yazıları beğenip okursun, gũlersin (Allah senide gũldũrsũnnemii dersin) ,bi yandan arkadaşınla konuşursun o seninle ilgili bir anıyı anımsatır…(Kusura bakmazsın) buna daha çok gũlersin..Sonra kaldığın yerden devam ederken siteye bakarsın blog da bu konu var Tom ve Jerry:)

    Espri şöyledir;
    Bunu yazanın kũçũk kız kardeşi bir çizgifilm seansında bizim adını tom sandığımız kediye bağırmaktadır.”Kaç Tomve kaç tomve:)”
    Daha tũrkçeyi öğrenmesine vakit vardır..(Bu değişik zaman kipi kimden kalmıştır)

Lütfen, yorumunuzu yazarken bir yandan da yüksek sesle okuyun...