Ekim, 2007 Arşivleri


29
Ekm
2007

anormal seyir

insanlar doğal seyrinde giden günler için pek suskun sayılmazlar. anormal seyirli günler olduğundaysa konu anormallikten başka bir şey olmuyor.

24 saat çalışmış olan arkadaşlarıma ayıp olmasın 25. saati de onlara ben hediye edeyim diyerek bir saat işe erken gitmek istedim. işyerinde tanımadığım insanlar bile “unuttun değilmi” deyip güldüler. gün boyunca da “erken geldinmi gelmedinmi, numara yapıyosun” tavırlarına “biliyorum saatler geri alındı”yı anlatan gözlerimle maruz kaldım.
ben bunu haketmedim. kılıcımı getirin.


27
Ekm
2007

bir ihtimal

eğer kış gelseydi bunu mutfak camının buğusundaki yazılardan anlayabilirdik. gelseydi.


26
Ekm
2007

kâtip

güzel yazı yazmanın gerekliliği birinci sınıf öğretmenime bağlı bir şey olsa da, bunun tadını çıkaran beşinci sınıf öğretmenim olmuştur.

sınıf kitaplığı listesinden, yarışmaya gönderilecek öğrenci şiirlerinin temize çekilmesine, panoya asılacak -yıllardır hep aynısı asılan- süslü bayram mesajlarına, herşeyi yazardım. sınıf defterinin teslimi kadar kıymetli bir ayrıcalıktı.

güzel yazan kalem uçlarına hayran, boş kağıtlarda kalemin sürtünme sesi. bir kurşun kalemi tam olarak bitirebildimmi hatırlamıyorum ama kırmızı kalemlerin boyası hep elimde kaldı. fiş defteri diye birini tanıyorum.


22
Ekm
2007

elimden bir kaza

çıktı


18
Ekm
2007

bunu oku: gelecekteki kendime dedim.

kendimi bildiğim günden beri giydiğim bütün ayakkabılarımı hatırlayıp, sayabiliyorum.
bir; kırmızı. babam aldı. ilk hatırladığım doğum günüme rast gelir. hastayım. bide karanfil getirdi o gün. akşamda battaniye altından arabeski seyrettik.
iki; soğuk, çok soğuk bir şehrin belime kadar karları içinde, parlak gri redkit resimli botlarım. okulun kenarındaki evin çatısından karların içine kayardık.
üç; yaz geldi. siyah parlak. o ” avantajın varsa avantajın var” reklamındakiler gibi dans edince aynen o sesi verir.
üç; dedem aldı. beyaz. arkası açık kemerli. soğuk şehirden yazlık şehire geliş.
bunlar en sevdiklerim olabilebilir türleriydi.
bunlarıda buraya ilerde unutursam hatırlarım diye yazdım. kendime.


14
Ekm
2007

pek mühim bayram mesajı

tamamı, sanırım aveanın yüzde yedilik kısmı gibi duran ve hatta bir bölümü de göl olan bir karaparçasında mahsur kalmışlıktan selam olsun.

bir bölümünüz gecikmiş bayram mesajımı bir bölümünüz de şu an itibari ile geçmiş bayram telefonumu almış bulunuyorsunuz. bunların hiçbirisi ile muhatab olmayanlar ise muhtemel çok geçmiş maillerimi ve gönderdikleri facebook mesajlarının cevaplarını inşallah yakın bir zaman da alacaklardır :) diğerlerine de buradan geçmiş bayramlarının mübarek olmasını dilerim.

kaç gündür zor mu kullansam ne yapsam diye beni kara düşünceler içine gark eden, nâçar bırakan şu flickr hesabımın sanırım tek çaresi -hele ki çekilen bunca bayram fotoğrafından sonra- nahnu bey’in de dediği gibi o’nun hesabını kullanmak olacak. şifremdeki bir ” ü ” harfinden kaynaklandığını düşündüğüm (evet şifrem tam da tahmin ettiğiniz gibi) bir tanınamama yüzünden hiç fotoğraf ekleyemiyordum.

arkadaş listemdekileri bi şekilde haberdar ederek yeniden eklerim. bilenler bilmeyenlere anlatırsa da sevinirim.
bi de selam ederim, mutlu yağmurlar.