pazar

çok erken bir vakitte, çok susamış bir şekilde kalkıp, keşke kaloriferin üzerine koysaydım dediğim soğuk/çok soğuk suyu içtim. günün ilerleyen vakitlerinde keşke biraz daha geç kalksaydım dememek ve evvelki günlerin yorgunluğunu, uykusuzluğunu, ağrılarını azaltmak için tekrar yattım. bir sürü rüya gördüm ve tekrar uyuduğuma pişman oldum.
kaloriferin sıcak kanlılığından faydalanıp herşeyi üzerine koyarak, bütün eşyalara suya, yastığa bu sıcaklığı yükledim. bu kadar sıcaklık arayışında havanın kasvetli ve yağmurlu olmasını beklerdik oysa güneşli bir havayı dışarda bekletmiştik.
sonra, daha sonra, geçmişte çok sevipte burnu havada nankör bir kediymişcesine terkettiğim şarkıları dinlerken, kaktüsüme de su verdim. sol kolumun çıkmadığına kendimi inandırmak için ona her hareketi yaptırırım diyerek en sonunda çıkaracak hale getirdim.
çay içtim.
sonunda, en sonunda, kitabımı ayağımda salladım. birlikte uyuduk.
harika görünüyor. uff