02
Şbt
2008

bu akşam/korkuyorum anne

korkuyorum anne, yapma baba!

Kürek kemiği, göğüs kafesi, omurga, kafatası, tırnak, bir ağız dolusu diş… Romatizma, bel ağrısı, kemik erimesi. Bol et. Bol kemik.
Bol damar. Kilolarca bağırsak. İri göğüsler. Sarkık ciğerler. Ülser, halsizlik, ameliyat, kahkaha, tokat, küfür, tümör, aşk, gözlük, kepek. İş bulur, borç alır, altına kaçırır, yalan söyler, sivilcesini patlatır, kaşınır, öğünür. Fotoğraf çektirir, kırlara koşar, kusar, öper, güler. Ot yer, hayvan yer, kaşınır, uyur.
Üzülür, düşünür, korkar.

İnsan dediğin nedir ki? Et, kemik, yağ ve sinirden oluşur. Önemli olan kalbi hissetmektir.

filmler ikiye ayrılır; çok beğendiklerim ve orta halliler.
şimdiye kadar gördüğüm en iyi çocuk oyuncunun (çetin) elindeki ayak röntgenini köpeğe gösterip “bak çakır bu kemik kap” demesine aslında bundan da çok “ona şaka yaptım, tabi yerse diye” demesine, ya da “al sana cebimden bi sünnet vereyim ” demesine yani aslında hangisine güleceğimi bilemedim. sanırım çok beğendiğim filmleri de ikiye ayırıp bu filme en beğendiğim diyebilirim :)



Yukarıdaki yazı hakkında bazı ünlü düşünürlerin görüşleri


  1. Gravatar Icon 1 senay izne ayrildi 2 Şubat 2008 @ 2:19 pm

    demin izledim, hem de trt’de. şimdi de koşmaya çıkacağım.

  2. Gravatar Icon 2 onur 29 Şubat 2008 @ 10:25 am

    1-2 ay önce izlemiştim bu filmi. Gerçekten çok hoşuma gitmişti. Bende bu filmi “çok beğendiğim filmler” arasına koyabilirim.

Lütfen, yorumunuzu yazarken bir yandan da yüksek sesle okuyun...