bugün minibüste hayatımda gördüğüm en küçük bebeğin nasıl olupta o kadar yüksek sesle ağlayabildiğine bir ben değil tüm minibüs sakinleri hayret ettik. ağlarken yüzündeki komik ifadeye önce gülümsedik, herkes birbirine “ne tatlı bebekmiş” dedi. kolumuzda taşıdığımız beş kiloluk yükün yürüdükçe on kiloya ulaşması gibi gittikçe dayanılmaz olan ağlama sesine herkes oyunlar yaparak susturma çareleri aradı. bebek ağladı biz güldük, bebek ağladı biz baktık, oyunlar oynadık, bebek ağladı biz de ağlayacak olduk. derken ani bir frenle çıkan sese karşılık bebek sustu. herkes sustu, herşey susmuş gibi oldu.
yola devam ettik. bebek ağlamaya başladı.
en sonunda ilerdeki bi durakta indik. bukadar.
06
May
2008






Eheh, süper anlatım
, özellikle giriş-gelişme den ziyade son bölüme hasta oldum ; “bukadar” 