December8
o kadar elit bir insan oldum ki insanların arasına karışmıyor, onları ezip geçmek istiyor, her şeye burun kıvırıyorum. gözüm hep yükseklerde.
kimsenin dinlemediği şarkılar ve pek az kişinin seyrettiği dizileri takip ediyorum.
bence benim, çok yüksek rütbeli eşimin ve asil oğlumuzun yaşaması gereken yer bura.
gerçekten çok royal bi insanız.
December22
nasıl olacağını bilmiyordum. ne yapacağımı bilmez bir haldeydim. boş boş bakıyordum. ya bu diyardan gidecek ya da bu deveyi güdecektim.
saçım beyazlayacak sandım.
kalkıp çiçekleri suladım.
November16
çocukluğumun çekyat altında saklanan pasta tarifleri kitabı geliyor aklıma. çok isteyipte buralarda olmadığını anladığım şeylerde böyle oluyor. en sonunda sanayiye gidip herşeyi kendim yapmaya başlayacağım.
kimi zaman marangoz, kimi zaman terzi olmak istiyor bu gönül. otur oturduğun yerde diyen annem geliyor aklıma da, kendime geliyorum, pek iyi oluyor.
September7
Ey postacılar ! sizden alacaklıyım. gelmeyen tüm mektuplarımı istiyorum. neden üzüyorsunuz kuzum bizi ?
tamam, neyse, suçu direk üstünüze atmayayım, belki rüzgar almış götürmüş bile olabilir. ama ben bu kadar anlayışlı olmak istemiyorum !
July30
uzun zamandır hasretle çıktığı günü beklediğim, elime alınca kokladığım bir kitap veya dergi olmamasının çok büyük eksikliğini hissediyorum. eksiklik bende ama..
yoksa ayda 10 dergi giriyor eve. resimlerine bakıyorum.
March31
internette, bir hastalık hakkında bir şeyler aradığımda çoğunlukla istediğimi bulamadığım gibi, hastalıkla ilgili olmayan tonla şey de çıkıyor karşıma. tamam, her şey hakkında gereksiz şey yazılmasına izin verilsin, ama hastalıklar yasaklansın. hatta vazgeçtim. gereksiz şeylerle de doldurmasın kimse buraları.
bunlar değilde, yan odada aradığım şeyle ilgili tuğla diye tasvir edilen bir kitap var, oradan bakmamakta benim tembelliğim.
March30
üst üste aynısından 3 sipariş yaptım. bu hiç hoşuma gitmedi. yeni şeyler üretmek daha güzel oluyor. hem, yaptığım bir şey tam anlamıyla hiç bir zaman aynısı olmuyor, elde yapıldığı için. bu satış işinden her an vazgeçebilirim. vazgeçersem, büyükçe bir sandık alıp, yaptığım her şeyi içine atıp, üstüne de bulut şeklinde bir minder yapar otururum.
seyrettiğim bir filmi de, bir kez daha/ tekrar/ yeniden/ yine seyredemem zaten.
March12

her gün, kaldırıma park eden arabaların plakalarını aklımda tutmaya çalışıyor, sonra şikayet etmekten vazgeçiyorum.
birden aileleri ve çektikleri çileler aklıma geliyor.
çok merhametliyimdir.
eğer aceleciliğim olmasa çok başarılı olabilirdim.
bir de heyecan.
*trt çocuk Pepee
February28
kardeşimin doğum günü.
bugün sabah bir profesöre ” türk milleti şöyle şöyledir, hep böyle yaparlar ” dediği için kızdım. bir anda gözümden düştü. yani her ırkın genel özellikleri olabilir. ama kendi milletini eleştirmek adına aşağılamak ve küçümsemek de çok üzücü. bu genelleme işinin fazlaca abartıldığını düşünüyorum.
çok önyargılı bir insan olduğum için başında bilimkurgu, vurdulu – kırdılı, gerilimli, korkulu havalarını hissettiğim bir filmi izlemem. hatta filmin isminden bile izlememeye karar veririm. ama dün nahnu bey’in bana izlettirmek için bulduğu “ismi boşver, seyret gör ” yöntemi uzun zamandır seyrettirilmeye çalışılan bir filmi seyretmemi sağladı. çok beğendim.
böylelikle bütün filmleri seyretmiş oldum.
selvanın ıspanaklı mantısını denedik. diğer hazır mantılardan pek farkı yokmuş.
yağmur yağdı.
iyi geceler.
February17
bunun için ölüyorum, buna bayılıyorum, buna tapıyorum *, binlerce like, uuuzaaayaaann harfleeeeer .. abartı hiç hoşuma gitmez. “muhteşem “, “şahane “, ” harika ” kelimeleri ise kendi içlerinde ne güzel kelimelerdir.
* tövbe haşa.