.

.

bana ne olmuştu?

December8

o kadar elit bir insan oldum ki insanların arasına karışmıyor, onları ezip geçmek istiyor, her şeye burun kıvırıyorum. gözüm hep yükseklerde.
kimsenin dinlemediği şarkılar ve pek az kişinin seyrettiği dizileri takip ediyorum.
bence benim, çok yüksek rütbeli eşimin ve asil oğlumuzun yaşaması gereken yer bura.
gerçekten çok royal bi insanız.

July11

göğe bakalım

” … durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım ”

.

ay

May26

bazen aya gidip oradan buraları seyredebilme gibi bir şeyimiz olsaydı, büyük ihtimalle gazetelerde “aydan atladı” gibi intihar haberleri olurdu.
zaten yükseklik korkum var.

keçe hakkında birinci bölüm – malzemeler

May13

ne zamandır Alexandre’ ın eşinin sorduğu soruya cevap vermek istiyordum. henüz bitmemiş bir proje yüzünden cevap verememiştim. gelen maillere de cevap olacak aynı zamanda bu yazı serisi. şimdi baştan sona nasıl yaptığımı şöyle elimden geldiğince anlatayım;

öncelikle malzemelerin temini ve özellikleri hakkında bilgi vereyim. keçe, hem hobi işleri için çok renkli ve uygun bir malzeme, hem de resim yapar gibi, hayal gücünüze göre şekillenebilen bir malzeme. eğer kendinize, evinize göre bir şeyler yapacaksanız uygun fiyatlı olanları tercih edebilirsiniz. ancak benim kendi görüşümce de satacaksanız keçenin kalitesi çok önemli. şu anda bu işle uğraşan çok olduğu için ve kurslarda da öğretilmeye başlandığı için malzemelerin her türlüsünü, kalitelisini bulmak kolay. kendi adıma başlarda öğrenene kadar, burada satılanlardan alıyordum. metre fiyatı oldukça pahalı ve kalitesi iyiydi. sonradan bamboo ve diğer kaliteli çeşitleri öğrenince onlarla yapmaya karar verdim. onlar da burada mevcut. ayrıca Türkiye’ de henüz bamboo çeşidi yok ama burada da normal hobi keçesi satılıyor ; pasaj

bir diğer önemli nokta ise; eğer çocuk için oyuncak yapacaksanız keçe kesinlikle uygun bir malzeme değil. polyester olduğu için sağlıksız. ve eğer çocuğun her gördüğü şeyi ağzına aldığını düşünürsek gerçekten de pek uygun değil. ayrıca kalitesi düşük olan keçelerin kılıf yapılması de pek kullanışlı olmuyor. ikinci – üçüncü günde eskimiş bir görüntüsü oluyor. benim tercihim çoğunlukla süs eşyalarından yana. tabi hayal gücü sizin, herkes istediğini yapmakta serbest ! :)

doğal keçe kullanıyorum derseniz o ayrı tabi. onun da çok iyi örnekleri var ve hem de türk ustaların elinden.

usta demişken bence şu anda Türkiye’de en güzel örneklerini yapan birisini tanıtayım Sesiber. fikirleri ve becerileri çok güzel, çok beğeniyorum. ayrıca bence dünyada daha kimse Türkan Şoray‘ı keçeden yapmadı :)

eğer keçeniz kırışıksa lütfen ütüleyin, kırışıklık çok belli oluyor. direkt ütüyü temas ettirmeden araya bir bez koyarak yapın, eriyebilir.

şimdi elinizde artık malzemenin büyüğü var gelelim diğer malzemelere; iplerin de çeşitleri var, zaten az çok bu işten anlayan birisi satılan iplerden yapacağı şeye göre uygun olanını seçecektir. dikiş de yaptığınız şeyin iyi görünmesi bakımından çok önemlidir. eğer benim gibi anneniz terzi ise bu konuda danışabilir veya dikişle alakalı dergiler, internet sitelerinden faydalanabilirsiniz. yeri gelmişken onu da söyleyeyim internet dünyasında çok fazla bu konuyla alakalı öğretici kaynak bulabilirsiniz. mesela şunun gibi. elişi denilen şeyin sadece ticari olmaması çok güzel, bilenler bilmeyenlere öğretiyor. fikirler gittikçe değişik projelere dönüşüyor. bir sürü hayal gücü.

gerisi iyi kesen bir makas (diğer kesici aletleri çook sonra anlatırım), iğne, yaptığınız işi sevme ve hayal gücü.

uygulama bölümünü ve size yardımcı olacak dergileri, internet sitelerini zaman yokluğundan daha sonra anlatacağım. ayrıca, blogumun kesinlikle ama kesinlikle bir hobi bloguna da dönüşmesini istemiyorum ! :) sonuçta hayatın anlamı bu değil, maddeler gelip geçici. mesajımı da verdim gidiyorum.

hayaller bu kasnağa sığmaz

May2

yine “dün günlüğü ” gibi olacak ama olsun. ben dün, malzeme alışverişine çıktım. son gelen siparişle bütün kasnaklarım bitmişti. dükkanları gezerken, iki yıl önce neredeyse yurt dışından getirteceğim her malzemeyi görmenin şaşkınlığı içindeydim, hem de internette gördüğümüz fiyatların çok çok altında. anladığım kadarıyla buradaki el sanatları okul veya kurslarında keçe ile yapılan şeyler öğretilmeye başlanmış. öyle ki, iğneleme tekniği ile yün keçe kullanılarak yapılmış örnekler bile vardı. benim kilo çapındaki yün keçelerimde bir köşe de bekliyor. artık onlar için çeşit çeşit iğne bulabileceğime göre onlarla da bir şeyler başlayabilirim.

artık malzemeleri daha kolay bulabileceğim için seviniyorum. bu arada çapı 32cm’ ik dev boyutlu bir kasnak aldım. yine de hayallerimi sığdıramam gibi.

hayal apartmanı no:6

April24

iğne, dikişin devam ettiği anlamını taşıyor.
minik ama çok nüfuslu bir şehir inşa ediyorum. bahçeli, ama çok katlı apartman benim olacak. bahçede çeşit çeşit meyve ağacı.. hava her zamanki gibi açık ve neye benzediği hayal gücümüze kalmış bulutlar. gerisini de kendiniz hayal edin.

Fantastic Mr. Fox

April21

hayatımda gördüğüm en iyi cekete sahip olan tilki. bir film, ya da şöyle demek gerek; bir stop motion film ne kadar iyi olabilirse bu ondan çok daha iyi bir film. o ceketten dikicem, duvara asıcam.

ve bir daha “ben öyle film istemem ” demeyeceğim.

portakal çiçeği

April16

dün markette bir teyze, hayretler içinde elindeki portakalı inceliyordu. herkesin burnuna ” şunu bi kokla ” diyerek portakalı çarptırıyordu. ben de arkada gizliden ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordum. teyze ilk defa, portakal çiçeği görmüş meğer. yaklaşınca çiçeğin kuru ve minicik olduğunu gördüm.

ortaokula giderken büyükçe bir portakal ağacı bahçesinden geçerdim. bahar gelince bahçedeki yürüyüşümü yavaşlatırdım. çocukların çoğu o çiçeklerden kolye yapardı. ben de, o çiçekler portakal olacak diye dokunmaya korkardım. kokusunun güzelliğini anlatabilmem mümkün değil. hani ölmeden önce insanlar yapılacak şeylerin listesini yaparlar ya, bence islamın ve imanın şartlarından sonra insan, hayatında en azından bir kez bahar ayında portakal ağacı bahçesini gezmeli.

çiçeklerden kolye yapmalı.

hepsi bir arada

April5

teyp

seni ihmal etmedim blogum. hayır çok uykum da yok.

ve hayat dediğin şey; sevdiğin kahvenin zor açılması ama sevmediğin kahvenin “kolayca ” açılmasından ibaret de değil. her seferinde bu başına gelecek de değil.

sesimi duyurmak için

March31

teyp

internette, bir hastalık hakkında bir şeyler aradığımda çoğunlukla istediğimi bulamadığım gibi, hastalıkla ilgili olmayan tonla şey de çıkıyor karşıma. tamam, her şey hakkında gereksiz şey yazılmasına izin verilsin, ama hastalıklar yasaklansın. hatta vazgeçtim. gereksiz şeylerle de doldurmasın kimse buraları.

bunlar değilde, yan odada aradığım şeyle ilgili tuğla diye tasvir edilen bir kitap var, oradan bakmamakta benim tembelliğim.

« Older Entries