'serbest düşüş' Departmanı


08
Nis
2008

çılgın çamaşır makinesi

yürüyebilen çamaşır makinesi


01
Şbt
2008

ben bu şarkıyı sana yazdım’

sanırım hergünümüz Allah’ın yarattığı şeylerden bihaber geçmekte direniyor. ya da teker teker haberdar oluyoruz. bu haber alma hâlini kendimiz ayarlayamadığımız için; bu vakitte, bu saatte, burada karşılaşmanın bir anlamı olmalı deyip, yâhut nasıl daha önceden haberim olmadı deyip, demek bu zaman en iyi zamanmış deyip, belki de haberdar bile olmadan bilmeliydin bu güzeli deyip, belki de her defasında defalarcasına gördüğün aynı şeyi, aynı şeyi bin parçasına bölüp bölüp, hayran hayran şaşırmalısın deyip, bu nasıl bir “ara”lıktır, bu nasıl bir “orta”lıktır , bu nasıl bir köprüdür deyip,
kendi kendimize sorularımızın, kendi kendine cevaplarını bilmeye bilmeye, kabulleniyoruz.
Allahım sen olmasan kimin aklına gelirim ben diyen şair kim için söylemiş o şarkıyı, bu şiir kime yazılmış.

‘cem adrian


30
Ock
2008

marion cotillard / edith piaf/ la vie en rose

Elimizi omzuna atıp tenefüslerde birlikte gezmek istediğimiz Marion Cotillard ile “bu şarkı bana bir filmi hatırlatıyor ” dediğimiz şarkı ve o filmlerin hepsi biraraya geldi. Çok karışık oldu ama Jeux D’enfants desek, oradaki kız desek ve işte o şarkı desek belki hatırlatabiliriz. İşte o filmdeki çalan şarkının gerçek sahibinin hayatını anlatan bir film yapıldı ve bizim arkadaşımız rolünün başındaydı.
Anlayanlar anlamayanlara anlatsın, hala anlamayanlar hiç durmasın şarkıyı çalsın.

asılı burada
Edith /Marion Cotillard


15
Ock
2008

keçinin peşinden koşmak

ya da keçinin peşinden gelmesi

hafta içi evde olduğum günler öğlen ya da o vakit diliminde, önce seçeneksizlikten, sonra bilerek ve isteyerek heidiyi seyretmeye başladım. kendimi; onun minik çıplak ayaklarıyla merdivenden, dağlardan, bulutlardan, oradan buradan atlaya zıplaya gelmesine, çok acıkmış ve iştahlı halleriyle, bizim hayali tat alabildiğimiz üstünde dumanı tüten ekmekleri yemesine , komik saflığına, tombikliğine ve şaşkınlığına dalmışken yakaladım.
geçmiş zaman haleti ruhiyesine bürünmek o ekmeklerin hayaliyle daha kolay oldu sanırım.

öğleden sonraları da zorro var, yine başka seçeneğimizin olmadığı bir saat diliminde hem de.


11
Ock
2008

buz yürüyüşü

elmalı pastanın üstündeki pudra şekeri kıvamına gelmiş, kar görünümlü buzun üzerinde kaydım. düştüm. hafif atlattığımı düşünmüştüm lakin acısı sonra çıkarmış bu düşmelerin. sol kolumu hareket ettiremiyorum.